Yazar Odağı: Emre Küheylan
Ne kadar zamandır Boo!’da yazıyorsun?
-Bir buçuk seneyi geçti sanırım. İkiye doğru ilerliyorum.
Dergiye katılman nasıl oldu?
-Boo!’yu Deviantart üzerinden takip ediyordum. O sayede yazar alımıyla ilgili ilanı gördüm. O gün bugündür buradayım.
Dergide neler üzerine yazıyorsun?
-Dergiye ilk başta mekan yazarı olarak girdim. Ama sadece ilk yazım mekan tanıtımı üzerine oldu. Sonraki yazılarım hep röportaj üzerineydi. Yerli ve yabancı sanatçılarla (ağırlıklı olarak müzik) röportaj yapıyorum.
En sevdiğin 5 adet yazını saysana.
-En zevk alarak yaptığım röportaj Flunk röportajıydı. Grup da en az benim kadar zevk aldı tahminimce. O yüzden hala fırsat buldukça görüşüyoruz. Bunun dışında Yasemin Mori röportajı bildiğim kadarıyla onun ilk röportajıydı. Bu yüzden önemlidir benim için. Bir de gecenin geç vakti ıssız bir parkta yaptığım Başıbozuk röportajı var. Koşullar açısından benim için unutulmazdır.
Peki Boo!’daki senin olmayan en sevdiğin 5 yazıyı say?
O kadar yazı içinden seçmek oldukça zor. Fotoğrafla uğraştığım için özellikle gezi ve portfolyo bölümlerini detaylı olarak takip inceliyorum. Ayrıca güncel nitelikli yazıları ve müzikle bağlantılı yazıları okumaktan büyük zevk alıyorum.
Bugün Boo! için ne yaptın?
The Do ve Nil Karaibrahimgil röportajlarındaki birkaç pürüzü gidermek için uğraştım. İsimler büyüdükçe dertler de çoğalıyor. Ben de daha fazla geriliyorum sanırım. Ayrıca Yazar Odağı bölümünün sorularını yanıtlıyorum.
İnternette başka hangi siteleri-yayınları takip ediyorsun?
En başta Deviantart, Myspace ve Artlimited’ı sayabilirim sanırım. Bunların yanında bilumum haber sitelerini ve sözlükleri de takip ediyorum.
Evine hangi dergiler girer?
Senelerdir düzenli olarak İz dergisini alıyorum. Bunun yanında National Geographic, bazı aylar unutsam da aldığım dergiler arasındadır. Bir de son dönemde NTV Tarih’e sarmış durumdayım.
En çok neleri dinlemeyi seversin?
Çok uzun cevaplı bir soru. O yüzden biraz kısaltıp cevaplamaya çalışayım. Country, arabesk ve Türk Halk Müziği hariç güzel olan her şeyi dinliyorum. Tabi rock temelli olanlar en üst sıralarda. Son dönem takıntılarım ise özellikle bayan vokallerin seslendirdikleri hafif folka kayan akustik çalışmalar, bolca blues ve etnik balkan müzikleri.
Peki en çok neleri izlemeyi seversin?
Soruyu sinema olarak ele alırsak Avrupa yapımı filmler diyebilirim. Fransız sineması hariç (en basit sahnelerin bile 10-15 dakika sürmesine dayanamıyorum) diğer her ülkenin başarılı yapıtlarını zevkle izliyorum. Bağımsız Amerikan sinemasında da oldukça hoşuma giden filmler var. TV boyutuna geçecek olursak CNBC-e’de How I Met Your Mother ve Chuck’ı takip ediyorum. Geçenlerde kazara arka arkaya 9 bölüm 24 izleme gafletinde bulundum. O yüzden her an dünyayı kurtarabilirim hazırlıklı olun.
Peki peki en çok neleri okumayı seversin kitaplardan?
Açıkçası konsantrasyon problemim yüzünden fazla kitap okuyamıyorum. Uzun süreli odaklanamıyorum. Bu açığı günde 3-4 gazete ve bolca dergi okuyarak kapatmaya çalışıyorum. Tabi ne kadar kapanırsa artık.
Peki peki peki video oyunlarından neleri seversin daha çok?
Fazla video oyunu oynamıyorum. Arkadaşlarımla bir araya gelince PES veya NFS oynarım o kadar.
O mu bu mu? Mango mu, papaya mı?
Şeftali.
Fotoröportaj mı, stüdyo mu?
Kesinlikle fotoröportaj.
Kordon mu, Boğaz mı?
Zor soru. Boğazsız yaşayabilirim ama Kordonsuz yaşayamam sanırım.
Spor mu, klasik mi?
Spor. Rahat olmak lazım.
Esmer mi, sarışın mı?
Önce insan olsun gerisi önemli değil.
Son soru: Okurlara buradan seslen deseler nasıl seslenirdin?
Benimle ilgili yazıyı okudun. Şimdi sağ üstteki kırmızı “dergiyi oku” ya bas ve Boo!’nun tadını çıkar.
