Ali Hıdımoğlu

Boo! Dergi Resmi Blogu

Subscribe to Ali Hıdımoğlu
Technorati
del.icio.us

Archive for the ‘Kategorisiz’ Category

Temmuz-30-08

İş günleri…

posted by Panda

Uzun süredir burada yeni bir şeyler yazmıyordum. Aslında Boo! Dergi’nin 31. sayısı ile ilgili kısa bir yazı yazacaktım fakat vakit bulamıyordum.

Son zamanlarda gerçekten kolay kolay vakit bulmakta zorlanıyorum. Arayacak kişiler, yapılması gerekilen şeyler var. fakat ne haldir ki ben vakit bulamıyorum. :)

Boo! Dergi’yi bilenler beni anlıyodur. Gerçekten zor bir tasarım süreci geçirdim. Çünkü hem geç gelen yazılar vardı, hem de ben yeni yeni İstanbul’a taşınmaya başlamıştım. Şimdi ise yavaştan bir sabitlenme sürecine giriş yapmaya başladım diyebilirim.

İş aradığımı buradan duyurduğumu sanıyorum. Şu an - ki sanırım 3. gün doldu artık - Gözen Group içerisinde Bilgi İşlem kısmında çalışmaktayım. Bu yüzden yukarı tarafta MSN şeysi kısmında orası yazıyor.

Yorucu günler geçiriyorum, yeni yeni makaleler yazabilirim aklıma güzel şeyler geliyor. Artık direk olarak Asp.net üzerine yoğunlaşmakta fayda olduğunu görmüş anlamış bir bireyim - ki zaten ilgilenmiyor muydum? tabii ki ilgileniyordum. Şimdi ise bu konu üzerine yazmayı düşündüğüm makaleleri yazabilecek vakit ve beceriyi bulabileceğime de güveniyorum :D

Şimdilik bu kadar haber verebilirim bu arada Wordpress’in 2.6 sürümü çıkmış onuda test etmeyi düşünüyorum :D … Biraz dinlenmem lazım işten eve geçince.

Temmuz-16-08

İstanbul’a yerleşmek

posted by Panda

Uzun zamandır planlamış olduğum “İstanbul’a Yerleşme” olayını sonunda yapmış bulunuyorum. Bu eylem o kadar da kolay pşmadı benim için. Trabzondan bağlantılarımı kesmiş (kısmen), eşyaları toplamış, bileti almış ve buraya gelmiş olmakla olmuyor. Sonrasında burada bir yaşam savaşı vermeye başlıyorsunuz.

Neyseki öncesinden arkadş gruplarımı burada belirlemiş bir insan olduğum için yalnız kalma gibi bir durum söz konusu olmuyor. Fakat buraya gelirken aklımdaki plan ve programın artık çok fazla dışına çıkmış bulunuyorum. Bu yazıyı yazarken neredeyse buraya gelişimin üzerinden 12 gün geçmiş olmasına rağmen daha yeni yeni kafamı toparlayıp Blog yazısı girebiliyorum misal.

Buraya gelmiş ve sonunda iş arayışlarıma başlamış bir insan olarak artık hesaplarımı daha iyi yapmam gerekiyor. Aslında son zamanlarda düzeni bırakıp kaos teorisine geçiş mi yapsam diye düşünmekteyim. Neyse sonuçta birden çok firmaya iş başvurusu yapmış ve bir kaçına da görüşmeye gitmiş bir insanım.

Bu görüşmeler sürsede aklımda olan pozisyonlara giremieyebilirim. Sonuçta kendimi geliştirme planlarımı tam olarka yerine getirebilecek boş zamanımda var aslında. Fakat bunları sağlayacak maddi destek kıtlığım var. Bu maddi ve iş kısıtlamalarından sonra ben artık bitkisel hayata mı geçsem diye düşünmeye başladım :D Ama hayat böyle ne yapacağız… değil mi :D

Haziran-5-08

Bitirme Projesi

posted by Panda

Bu sefer biraz farklılık yaratıp Bitirme Projem hakkında konuşmak istiyorum. Zira daha önce bitime projesi yaptınız mı bilmiyorum, genelde 4 yıllık eğitimin tüm acısını sizden çıkartmayı planlayan bir projedir. Öğrencileri en beklenmedik yerlerinden vurur. İki ana şekli vardır; Projeli Bitme Projesi, Açıklamalı Bitirme Projesi. Bunlardan ilki eğer bir proje yapıyorsanız bitirmeniz içerisinde (misal; görüntü işleme teknikleri) bir de projeyi içeren CD vermeniz gerekir. İkincisinde ise bir bir konuyu açıklamanız gereken durumlar vardır (misal; markov zincirleri ve kaos teorisi).

Efendim, benim Bitirme Projem açıklamalı dediğimiz tipten, konusu ise – biraz hafif gelebilir – “C#’da Veri Yapıları” ingilizce hali ile Data Structures in C# :)

Bu projeyi Yalçın Uzun arkadaşımla beraber yapıyorduk. Gayet her şeyiniz hazırlamışken bir anda bir Bitirme Projesinin içerimesi gereken standartlar ile karşı karşıya geldik. Neyse iyi güzel diyerek bunları da halledip ilk çıktılarımızı da aldıktan sonra aslında büyük bir hata yaptığımızın farkına vardık – hatalar her zaman olur demeyin, bizimkisi büyük bir hata idi.

Projemizi danışman öğretim üyemize götürüp onayını aldıktan sonra aslında bir de Bölüm Başkanımıza (Yrd. Doç. Dr. Zafer KÜÇÜK) göstermemiz gerektiğini an itibari ile farkettik. Kendisine gösterdiğimizde, kapağı açmasından itibaren aslında çokkk büyük hatalar yaptığımızı farkettik. Bu hataların gelipte insanın suratına an ve an çarpılması hiç de kolay değil aslında :D Boy ölçümüzü detaylarına kadar aldık.

Akabinde düzelttiğimiz projemizi yarın – tabi son gün - itibari ile çıktı alıp teslim etmeyi planlıyoruz. Tabi bununlada biten bir konu değil bu. Bir de bunun üzerine sunum yapılacak. Buradan KTÜ içerisinde öğrenci olan arkadaşlarıma 16 Haziran günü saat 10.00 da Fen-Edebiyat Fakültesi Bilgisayar Salonlarının orda olmalarını isterim – tabi bu blog yazısını okuyup da KTÜ de okuyor iseniz muhtemelen aynı sınıftayızdır :D .

Bitirme projesi ya da her hangi bir proje hazırlamadan önce arkadaşlar konuyu bitirmiş olmanıza rağmen uslünü tekrar tekrar gözden geçirmenizde yarar var. Ve en önemlisi hemen kör ayak koşup çıktı almayınız, çıktı işini en sona bırakınız ey fellalar…

Mayıs-6-08

Sonunda hata düzeldi…

posted by Panda

Bilmem takip ediyor musunuz? Blog sayfamda son zamanlarda olan eski yazıların ilk olarak gösterilmesi gibi bir hata vardı… Ben de bu olaydan gayet yakınmıştım. Neyse ki Wordpress 2.5.1 sürümünü yükleyince bu hatadan kurtuldum ama siz farketmeden bi baktım ki stillendirmeler öyle böyle değil… Bende yeni bir stil yeni bir Blog diyerek karşınıza geldim…

Şöyle bir durum var; Bazı yazıların sonu uzun duruyor diyeceksinz… Evet, çünkü oralarda Youtube videosu vardı. Bu gün Youtube sanırım 4. kez engellendi… İlginçtir halen bir açıklama yapılmadı. Bir açıklama bekliyoruz acep bu sefer ne yaptı da engellendi.

Bu aralar vakit bulamıyorum yazı eklemeye fakat yarına güzel bir yazı ekleyebileceğimi diyebilirim. Biraz yoğunum.

Kısaca özetlersek;

  • İş başvuruları yapıyorum
  • İstanbula yerleşeceğim için ayarlamaları yapmaya çalışıyorum
  • Bitirme projem var bu ayın 30 una kadar bitirmem gerek
  • ermsigorta.com.tr’yi güncellemem gerek
  • MOSS (Office Sherepoint Server) çalışmam gerek
  • Yazgelistir.com için makale yazmam gerek
  • Aynı şekilde csharpnedir.com içinde makale yazmam gerek
  • Boo! Derginin 29. sayısını tasarlamam gerek.
  • Böyle gider…

Bu tip sorunlarla uğraşıyorum umarım güzel bir blog tutabilirim…

Technorati Etiketleri:
Nisan-5-08

Blogda bulunan hata…

posted by Panda

Sevgili arkadaşlar, dün Boo! Dergi host paketinde bir değişiklik yaptığımızdan bir geriyükleme Backup yaptık. Bunun neticesinde benim blogda bulunan tüm yazılarım güncelden - eskiye değil eskiden - güncele dönmüş :)

Yani blog da gezerken bu adam nası hiç bişi yazmamış demeyin. Bi çok yazı ve ilginizi çekecek konular var burada :)

Tags:
Şubat-29-08

Bazı Gerçekler…

posted by Panda

Not: Öncelikli olarak yazıya başlamadan önce yukarıda vermiş olduğum şarkının play tuşuna basar mısınız? Hah şimdi bende de bu şarkı çalıyo hep beraber yazının derinliklerine işleyelim istedim.

Şimdi lütfen bir düşünün hayatınız var, yani yaşıyorsunuz. Başta aileniz ile birlikte yaşıyorsunuz. Siz onların çocuğusunuz bu bir kesinlik arz ediyor. Aile ile bir yaşa ki resmi olarak 18 - hadi ben 20 yapayım - olana kadar birliktesiniz. Bir sorun yok. Fakat bu yaştan sonra her insana bir sorumluluk yüklenir.

Bunlara değinirsek;

  • Bir birey olursunuz.
  • Kendi hayatınız inşa etmeye çalışırsınız.
  • İş bulup çalışmanız gerekir.
  • Üniversiteye gidersiniz. (tabi üniversitenin kapısından içeri girdikten sonra sizin bir veliniz yoktur…)
  • vesaire….

Bu sorumluluklar varken insan bir düşünür. "Yahu benim bir Ailem vardı ve bana hayatım boyunca baktılar. Ben yük oldum artık ve biraz kendimi yaşayıp özgür olmanın farkındalığını tatmak istiyorum. Değil mi?" der… Evet iş bulur çalışır okur sorunlar olur ve onları kendi, işlerini kendi halleder olur çıkarsınız. Tabii ki ailesinin biricik kuzusu büyümemiştir.

Aileden para akar - yada akmaz erkenden büyüdüğünüzü kabullenip kısarlar miktarı :D - bir şekilde sevgili edinirsiniz. Seyehat edersiniz, harcama yaparsınız. Çünkü siz özgürdürsünüz değil mi? Aileniz "Hayır!" dediğinde siz "Evet!" diyemiyorsanız ve bunun da sebebi (eş anlamlı: bahane) "Parayı onlar verir…" ise. Siz özgürlüğün "Ö" sündeki nokta bile olamamışsınızdır.

Değil… Son günlerde farkettiğim bir şey var insanların özgürlükleri - ki kendi aileri de dahil - başkaları tarafından kısıtlanmış durumda. Bu etkenler ise gayet fazla fakat farkında değilsiniz.

Evet değilsiniz… Ev arkadaşınız, okul arkadaşınız, aileniz, üniversite, vs… gibi etkenlerden siz özgür değilsiniz.

Peki özgür kimdir? Bu devirde - lütfen yazının tarihine yine bakın… - özgürlük paradır. Koca bir PARA lafından ibarettir. Evet paranız çoksa her şeye diliniz varır alttan almaz istediğinizi yaşarsınız. Paranın güvenik hissi vardır. Para Gururu da okşar kışkırtır, büyümesini sağlar bu da kanıtlanmış bir istatistikdir.

Sürekli duyduğınız "Evine ekmek alanın lafı geçer bu evde…" lafları bile hiçtir aslında. Çünkü o ev sizin bile değil kirada bir ev arkadaşı ile kalırsınız. O eve misafirler gelir (aile, arkadaşlar, sevgililier, ev sahibi…). O eve gelen gelir. Size gelmeseler bile ev arkadaşlarınıza gelir. huyuna gitmezseniz onlar sizi dışlar bile. En acısı da ne biliyormusunuz? Bu insana koyar… Evet koyar… Neden mi? Bilmem bastırılmış özgürlüğünün farkındalığının farkında olmayan bir bireyin kendi içinde yaşadığı arkadaşlık ve aile ortamının kısıtlanmasının durumundan olur bu… kısaca "Farkındalık…".

Gün gelir herşeyden uzaklaşmak istersiniz çünkü siz FARKINDA olmuştursunuz bir kere. Bu çok ağır bir yüktür. evet ne kadar zor değil mi? Farkındalık= Pişmanlık + Suçluluk duygusu…

Garip. Bir gün gelir 3 sene aynı evde yaşadığınız, 5 senelik ardaşınız selamınızı bile görmezden gelir. Tıpkı sizi görmezden geldiği gibi… Bunun sorununu kendinizde bulursunuz tamam düzeltmek istersiniz ama en büyük engel aşılamamıştır. O sizi görmezden gelen bir bireydir…

Bu gün görmezden gelenlerin şerefine kaldırıyorum…

Tags:
Eylül-10-07

Alican

posted by Panda

Geçen ev arkadaşımla otururken evin biraz sessiz vesakin olduğu aklımıza geldi. Biz de ne yapsak ne etsek de bu evi neşelendirsek derken, aklımıza eski evimizde beslediğimiz Zippo isimli kedimiz aklımıza geldi. Kendisi yavru iken gelmişti bizeve 3 ay evimizi paylaşmıştık.

Biz de, ne yapsak diye düşünürken internet aracılığı ile kullanıcılar bakamayacakları ya da yeni doan kedilerini yeni sahiplere vermek için ilanlar bırakıyorlar diye internetten bir site aracılığı ile araştırmaya başladık. Sonralarda Alican’ı bulduk tam istediğimiz gibi bir varlık kendisi.
Son derece sevdirme manyağı kendisi. Kehribar rengi gözleri, Sarı ve beyaz rengi tüyleri olan kedimizin annesi van babası ise laperm cinsi. Kendisi 2 yaşında olan Alican evimizin sevgi yumağı oldu.

Buradan eski sahibi Filiz Pakdemir’e teşekkürlerimizi ve acil şifalarımızı diliyoruz. Kendi kedisi olan Alican’ı bize zar zor emanet etti ve o bize bir miras gibi geldi diyebiliriz. Filiz hanım şu an kanser tedavisi altında ve durumu umarız iyiye gidecek.

Tags:
Eylül-5-07

Visual Studio 2010 Concept IDE

posted by Panda

Bu gün Turhal’dan bir e-posta aldım ve içerisinde ilginç bir makalenin linki bulunuyordu. Visual Studio için tasarlanmış bir IDE ekranının açıklamalı makalesi vardı. Concept 2010 adı verilen bu ekran geliştiriciler için altın değerinde olacak diyebilirim. Blix şirketi özel olarak tasarlamış ve sanırımkullanılmaya da başlanmış bir IDE görünümü. Neyse daha fazla yormadan ben direk linki vereyim ve biraz araştırın bakalım :) http://www.codeproject.com/csharp/concept_ide.asp

Tags:
Eylül-4-07

MSP Sonuçları

posted by Panda

Evet sonunda beklenen oldu ve MSP (Microsoft Student Partner - Microsoft Danışman Öğrenci) sonuçları belirlendi - daha fazla ayrıntı için http://www.msakademik.net . Ben de bu programa başvurmuştum. Üniversitemiz içerisinde benim favori olarak gördüğüm üç insan vardı bunlar arasında ben, Turhal ve yaz okulu arkadaşım Ahmet idi. Aramızdan en iyi kendini anlatabilen olarak Ahmet’i seçmişler ve 2007-2008 dönemi Karadeniz Teknik Üniversitesi MSP’si Ahmet oldu.

Kaybetmiş olsam bile bu duruma çok sevinmiş bulundum. Çünkü iki yıldır üniversitemizden bir MSP çıkmamıştı. Bunun manası artık KTÜ dışlanmış bir teknik üniversite olmiyacak ve son teknolojilerin lansmanlarında bir MSP değeri ile göz dolduracak demektir.

Sonunda üniversitemizin iyi bir tanıtıma ihtiyacı var ve bu görüş içerisinde almamız gereken çok yok var. Ahmet ile birlikte kulüplerimizin yoğun şekilde çalışması gerek.

MSP olamadık ama işi elden bırakmadık :) diyebilirim buna :D

Tags:
Ağustos-20-07

MS Yaz Okulu 2007 Ankara

posted by Panda

Üniversite son sınıfa geçmiş bir insan olarak artık boş geçen yazlarımı da okul vaktimdeki gibi dolu dolu geçirmek istedim. Tam bu düşünceler içerisindeyken pek de aklımda olmayan Microsoft Yaz Okulu 2007 başvurularını gördüm ( http://www.msakademik.net/ ). Hemen bir başvuru yaptım ve sonuçları beklemeye başladım diyebiliriz. Önceden S2B Program eğitimleri kapsamında üniversitemiz de ki Asp.net 2.0 ile ilgili eğitimine katılmaya hak kazanmıştım. Bu seferde şansımın yeğ gideceğini umdum ki öyle de oldu. Program üç farklı il dahilinde yapılıyor. Bunlar; İstanbul, İzmir, Ankara. Doğu bölgelere yakın olduğumdan Ankara ilinde gerçekleşecek olan Yaz Okulu na kabul edildiğimin haberi geldi. Eğitim yeri olarak bilkent Üniversitesi CyberPark içerisindeki InfoPark gösteriliyordu. Ankara olması aslında benim işime yaradı diyebilirim. Hayatım da her yıl en az bir kere Ankara ya gelmeye özen gösteriyordum zaten. Burada bir arkadaş çevresine ve il yapısına aşinalık olması burada geçireceğim bir aylık süre içerisinde moral motivasyonumu çok olumlu etkileyecekti. Eğitim içerisinde işlediğimiz konular:

  • SQL Server 2005
  • Windows Server 2008
  • Asp.net
  • .NET Framework 3.0
  • Microsoft Expression
  • MOSS 2007 (Sherpoint Server) & Enterprize Search
  • Windows Mobile
  • Microsoft Robotics Studio
  • Proje Uygulama

Evet yazımımdan da anladığınız üzere Yaz Okulum bitti - aslında bitmedi şu an Robotics studio dayız :) fakat şimdiden görüşlerimi anlatmak istedim. Eğer Üniversite 2., 3., 4. sınıf öğrencisi iseniz Microsoft gibi bir şirketin son teknolojilerini, konusunda uzman eğitmenler tarafından eğitimini almak, hayatınızda kolay kazanacağınız bir deneyim değil. Yaz Okulu bitince eğitim hakkındaki feedback lerimi başka bir post içerisinde paylaşacağım.

Tags: