Bu ne?

Boo! dergisi 2005 yılının sonlarına doğru kurulmuş bir çevrimiçi yayındır. 40 ayı aşkın yayın hayatında kültür-sanat içerikli yazıları merkezine oturtur. İçerik tarzı zamanla değişir ama bu merkezden uzaklaşmaz. Mesela ilk sayılarda FRP yazıları, daha çok oyun yazıları ve daha teknik teknoloji (hatta donanım) yazıları ile daha ziyade “gözlüklü” kesime hitap eden dergi, zamanla istemsiz bir şekilde, doğal bir gelişimin sonucu olarak bu tarz içeriklerden sıyrılır. Ama o zaman da kültür-sanat ağırlıklıdır, şimdi de öyledir.

Boo! dergisi tamamen amatör bir çabanın eseridir. Masraflar (sunucuda barınma, alan adı tescilleme vb.) yazarların kendi cebinden çıktığı gibi, o cepten çıkanın yerine gelen olmaz. Henüz para karşılığında reklam almamıştır. Bu, ileride de almayacak anlamına gelmez ancak, o gün gelene kadar ruhumuzla, para kazanmayışımızla tam anlamıyla amatörüz. Ondan sonra da amatör kalacağız kuşkusuz, ancak sadece tartışılabilir hale gelecek.

Üstte anlatılan nedenlerden ötürü Boo! dergisinde yazarlar maaş almaz. Yazarı dergiye bağlayan tek şey, gönüllülüktür. Bir de ileride referans olarak gösterebilmek tabi. Ancak bu iki bağ, maaş kadar kuvvetli olmadığından, zırt pırt yazar değiştiririz. Ara ara toplu yazar alımları yaparız.

Boo! dergisi basılı değildir! 3 yılı aşan yayın hayatımızda nice insan vardır dergiyi basılı zannedip de internet tarayıcısını kapatan. İşin en garip kısmı ise, basılı olmadığımızı bilmemesine rağmen yazarlık için başvuranların da olmasıdır. “Çevrimiçi” kelimesinin altını çizmenin vakti geldi galiba.

Boo! dergisi, bu yazıdakinin aksine gayet eğlenceli ve sıcak üslupta yazılara sahiptir. Bu yazı niye böyle oldu bilinmemektedir (”Manifesto gibi yaz” dediler, manifesto da hep böyle sevimsiz, ukala tarzda bir yazı gibi gelmiştir bana heh heh -Alper). İçeriğinde mümkün mertebe keyifli konulara değinmektedir. Gündem konuları ve siyasete pek bulaşılmamaktadır, zira zaten tartışa tartışa hiç bir sonuç alınamayan bir mevzuya bizim de bir-iki kelam bir şeyler dememiz pek de bir şey değiştirmeyecektir. Hatta kantarın topuzu kaçsa belki de derginin de başı yanacaktır. Ama bu durum apolitiklikten yana olduğumuz anlamına gelmez: Düşünün, sorgulayın, uzak durmayın. Sadece olur olmaz bir yerde iki kere düşünmeden konuşmayın.

Kısacası, Boo! dergisi bir sürü içeriği bedavaya okuyabileceğiniz bir yayındır, zırt pırt reklamla karşılaşmadan, rahatsız edilmeden okunabilecek bir dergidir. Teoride her ayın 15′inde çıkar, ancak genellikle bu tarih tutmaz. Rahatızdır. Ancak fazla rahat olunca rahatsız olacak kadar da sorumluluk sahibiyizdir. İnatçıyız da. Tek kuruş kazanmadan 3 yıldan fazla süredir aralıksız çalışırız, yeni sayılar çıkarırız. Boo! dergisi böyle işte. Biz de böyleyiz. İyi okumalar :)

3 yorum var

    sizi gerçekten çooooook ama çok takdir ettim ve favorilerime ekledim. başka da tebrik sözcüğüne gerek yok sanırım. umarım zamanı geldiğinde kalemim kuvvetli olmadığından fotoğraf çalışmalarımla ben de size katılırım. :) sakın vazgeçmeyin

  • vallahi bana kuzenim önermişti bir bak diye.. ben de bundan mütevellid bir baktım ve o gün bugündür elimden geldiğince ziyadesiyle okuyorum ve sizleri takdire şayan buluyorum..((:

    bir hatanız olursa da dile getireceğimden şüpheniz olmasın..((:

  • Sizleri öyle bir takip ediyorum ki ,tam arkanızdayım =) şaka bir yana böyle bir site açıp paylaşımlarda bulundğunuz için hepinizi canı gönülden tebrik edip buradan hepinizi selamlıyorum..

Bir yorum yaz