Slowdive

Sadece bir gün için!

Readingli bu yetenek abidesi gençler her ne kadar medya onları yüzüstü bıraksa da yaptıkları müzik türünün hakkını en iyi şekilde verdiler! Bu ayki eskici konuğum Slowdive.

Grubun yaptığı türü shoegaze olarak tanımlayabiliriz. Büyük Britanya patentli bu türü her zaman arada sıkışmış bir tür olarak tanımlarım. 1989 yılının sonlarına doğru, bilhassa The Jesus And Mary Chain grubundan ne var ne yoksa bir şeyler kapan (Cocteau Twins’in dream pop tabanlı müziğinin etkisini yok saymadan) shoegaze grupları, My Bloody Valentine’ın bayraktarlığında kendi türlerini oluşturdular. Gürültü ve ritmin birbiriyle -inat edip en sonunda yarı yarıya anlaşarak- yoğrulduğu bu yapıtlar yeniliğe aç olan kitlelerce ilk başta tapılma noktasına gelse de, grunge ve britpopun aceleci harala gürelesi içinde aynı kitle tarafından beklediği sadakati -çok spesifik grupları bu potanın altında tutarsak- göremediler. Ekseriyetle piyasadan dışlanma ve kötü üne sahip olma gibi hiç hak etmedikleri bir ortamın ortasında buldular kendilerini. Bütün bunlar sonucunda haliyle o yıllardan (o dönemin 89-95 yılları arasını kapladığı düşünülürse) hiçbir grubun günümüze sağ salim çıkmayı başaramadığını söyleyebiliriz. En nihayetinde sonuç üzücü olsa da, Slowdive grubunu shoegaze müziğin en yetenekli 5 grubundan biri olarak gönül rahatlığıyla sayabiliriz.

Bir shoegaze hayranı bana “En sevdiğim 5 shoegaze albümünden ilk ikisi Slowdive’a ait” derse, o kişiyi Slowdive fanatikliğiyle değerlendiremem. Çünkü, her ne kadar My Bloody Valentine, Ride, Catherine Wheel, Lush ve The Jesus And Mary Chain gibi gruplar da bu türün içerisinde olsa da, hiçbir grubun ikinci bir albümünü ilk 5’te değerlendiremeyiz, en azından bana göre. Bu yüzden diğer gruplar ne kadar mükemmel ‘bir’ albüm yaparlarsa yapsınlar, ikinci bir albümleri için ‘efsanevi’ kalıbını kullanamıyorum. Bu kalıbı kullandığım tek grup Slowdive. 

Oluşum ve Dağılım Aşaması

Nick Chaplin (bass), Christian Savill (gitar) ve Adrian Sell (bateri) ilk başta bu üçlüden oluşan grup birkaç yıla kalmadan yeni bir forma bürünüyor ve klasik kadro oluşuyor. Grup başlarda kadın gitarist aramasına rağmen Savill gruba girmek için o kadar can atıyor ki ‘kadın elbisesi giymeyi’ bile göze alabileceğini ifade ediyor. Daha sonraları Sell üniversite eğitimini tamamlamak için gruptan ayrılıyor ve onun yerine Simon Scott baterideki köşesine kuruluyor. Tabii bu sırada Rachel Goswell (vokal, gitar) ve Neil Halstead (vokal, gitar) grupta yerlerini çoktan alıyorlar. 1992 yılına kadar demo ve EP’ler ile idare ediyorlar. Creation Records ile tek demoluk bir anlaşma imzalasalar da firmanın grubu beğenmesi üzerine yollarına devam ediyorlar. ‘Gitar grubu’ denilen saçma kavrama uymadığı için ilk albümlerinin hakkı teslim edilmiyor. İkinci albüm herkes tarafından efsane kabul edildikten sonra, Simon Scott asitten yakasını kurtaramadığından ikinci albümün ardından gruptan kovuluyor. Üçüncü albümde yeni şeyler deneyen grup Creation Records’dan tekmeyi yiyor. 1995 yılından sonra herkes kendi kabuğuna çekilirken en dişe dokunur çalışmaları Mojave 3 çatısı altında Goswell ve Halstead gerçekleştiriyor. 

Yazının devamını dergide okumak için tıklayın!

Internet üzerinden. Ücretsiz. 2006’dan bugüne aralıklarla, dönemler halinde çıktık. Yaratıcı ve kültürel ortamlardan etkinlikleri, sanatçıları, eserleri anlatan yazılar yazıyoruz. Yeni sayı çıkarmaya yakında devam edeceğiz. Buyrun!

Daha Fazla İçerik
Kent ve insan