Renklerden söz ederken bile gizli bir hüzün varsa işin içinde, o işin altındaki imza başucumuzda duran Büyük Saat’in tıkırtısıdır, Kayayı Delen İncir’dir, Turgut Uyar’dır.
dergiden
Rastgele
Binbir Gece’nin Eda’sı, Behzat Ç.’nin güzel ve güçlü Savcı Esra’sı, Nehir’in delidolu aldatılan kadını Canan Ergüder şimdi de Boo! sayfalarında…
Sorularımıza verdikleri yazılı cevaplarla yetinmeyip -Tevfik Çağrı Dural yurt dışında olduğundan- eski Boo! okurlarının hatırlayacağı isimlerden Şener Soysal ile Kadıköy’deki Sığınak’ta buluştuk.
Büyük şehrin kargaşasından yazlık beldenin huzuruna taşınmak, yıllardır magazin programlarının aracılığıyla jet sosyetenin bayrağını taşıdığı bir eylemdi. Artık değil. Görsel tasarımcı Ahmet Coka Bodrum'a başarıyla yerleşirse hepimiz için ilham kaynağı olacak. Müstakbel idolümüzle Bodrum'a kaçmak üzerine konuştuk.
Boo! için Jehan Barbur ile müzikten, tiyatrodan, dizilerden, yeni kitabı Çatıdaki Çimenler’den ve bol bol da hayattan bahsettik...
7PF2P tam 7 yıldır saygıyla Pink Floyd eserlerini çalıyor. Grubun Kadıköylü gitaristi Barış Kıran’la Karga Bar’ın bahçesinde buluştuk.
Film ve kimyasal fiyatları yükseldi ama hala küçük de olsa bir kesim fotoğraf uğraşçısı orijinal görüntülerini film üzerinde saklamayı tercih ediyor. Biz de dijital açılımını biraz ertelemiş olan Leica markasının analog tarihine bir göz atalım dedik.
İlham perileri dediğimiz esereklidir, kimi gelir, kimi gelmez. Neye küstüğünü anlamazsınız. Derler ki hep bir ağızdan; “3 – 7 – 9, hiç aramayın ilham perilerini, biz aslında yokuz!”
Amerikan Polisiyesinde bilinen ilk isim Dashiel Hammett’tır, öncesi İngilizlerin taklidi olarak bilinir çünkü. İkinci isim ise, her daim Hammett’i anan Raymond Chandler.
Kirpiklerine aşk tozu serpilmişlere dünya aşktan ibarettir. Ne mutlu onlara ki her daim umuttur dünya. Hem heyecan, hem yürek çarpıntısı, hem tutku... İşte bundandır ki üçüncü kuşak tanrılarla başlarken yazmaya Afrodit’ten çıkmak gerekti yola.
Margaret Mitchell’ın tarihi romanı Rüzgar Gibi Geçti, dönemin olaylarını ele alış biçimi ve işlediği temalarla, basıldığı yıl olan 1930’dan beri kitapseverlerin raflarında kendine yer buluyor.
Serra Akcan, Eren Aytuğ, Mehmet Kaçmaz ve Tolga Sezgin ile bir Taksim akşamında, NAR çatısı altında buluştuk ve ajansı temsilen kendileri ile konuştuk.















